Kuran’ da Allah Dostu Formulü!
1-Yılmayanlar! (Y)
2-Boyun Eğmeyenler! (BY)
3-Zaaflarına yenilmeyenler! (ZY)
4-Sabredenler! (S)
AD=Y+BY+ZY+S
Ey Mucib, Ey Kerim, Ey Latif,
Ey Berr, Ey Rafi, Ey Macid,
Ey Vedud, Ey Tevvab,
Ey Afüv, Ey Bedi, Ey Raşid
Ey Veliyy, Ey Vekil, Ey Muiz olan Rabbim bize ve sevdiklerimize bu şerefi nasip eyle….
Amin!
Hatice Dilek Öztürk
Yaşam Koçu-Gıda Mühendisi-Yazar
e-mail:hdilek.huzur@gmail.com
www.huzuryasamkocu.com
- Published in Makalelerim
Bir Varmış Bir Yokmuş…
Hayat bir masal mı gerçekten?
İçinde iyilerin ve kötülerin,
devlerin ve cücelerin,
cadıların yahut meleklerin,
dipsiz kuyuların,
göz kamaştıran sarayların var olduğu ve odalarına hapsedildiğimiz, çağdaş yaşam iğnesinde, hep şeytani projeleri üretenlerin laboratuarlarında özel olarak tasarlanmış
‘Ölene kadar uyusun’ niyeti ile aşılanmış, hiç kalkmayan kollarımız,
hiç tutmayan ayaklarımız, ve bir türlü odaklanamayan zihnimiz,
sanki Azrail’i görmeye ayarlı gözlerimiz var bizim.
Habibullah’ın ifadesi ile ‘İnsanlar uykudadır ancak öldükleri zaman uyanırlar!’
Uyku dinlenmek içinse Ey Rabbim biz hiç yorulmadık ki!
İnsan nisyandan türeyen bir kelime ise yani unutkansa, biz seni hatırlatan vahyine hiç kulak, göz ve kalp vermedik ki!
Sen bir oyun ve eğlence olsun diye yaratmadık derken, biz hiç tenefüsten derse girmedik ki!
Sen kalemle yazmayı öğrettim derken, biz bizi eğiten olarak seni seçmedik ki!
Sen bir dil ve iki dudak verdim derken, biz adınla, adına, adını yani seni anlatıp sana davet etmedik ki!
Sen arıdan, kutan, sinekten misaller verip uyarırken, biz kayadan deve çıksa, deniz yarılsa, ateş suya dönse, bıçak kesmese, çöl çağlasa zemzemle, gök gürleyerek seni ansa, ‘Ey yer suyunu yut. Ey gök sende tut!’ dediğin andan beri bizi adalarına yerleştirdiğin yeryüzünde sana hakkı ile tabi olamadık ki!
Korkular sardığında benliğimizi duaya sığınmadık ki!
Kötü kopyaları olduk birbirimizin,
asırlar öncesinde bize sunduğun insan-kul-peygamber üçlüsünü nefislerimize sindiremedik ki!
Sen acıkmadan yemeyin, doymadan kalkın derken sofradan, biz genişlemiş midelerimizi azla
tatmin edemedik ki!
Sen harama yaklaşmayın, bataklığın etrafı bile tehlikelidir derken biz keloğlanın dev anası gibi ayağımıza bir de taş bağlayıp düştük günah bataklığına,bir türlü çıkamadık ki!
Sen her duyduğunuza, her gördüğünüze, hissettiğinize inanmayın, kulak göz ve kalp sorumlu
derken, biz haberi fasıktan dinlemekten ,okumaktan vazgeçmedik ki!
Evlerimiz ölüler evine döndü, Kur’an okunan, namaz kılınan mekanlar haline sokamadık ki!
Ne işimizde, ne aşımızda, ne düğünümüzde, ne cenazemizde, ne sevdiğimizde,ne nefretimizde, ne itaatimizde,ne isyanımızda, ne gülmemizde, ne ağlamamızda,ne kazanmamızda, ne harcamamızda bir türlü dengeyi yakalayamadık ki!
Biliyorum tüm bu yolların, kaybolmuşlukların, boşlukların, bitmişliklerin, taşkınlıkların ve yalnızlıkların arasında, sen bizi yardımsız bırakmazsın!
Biliyorum Sen merhametlilerin en merhametlisi!
Sahipsizlerin sahibisin…
Tuzak kuranların en hayırlısısın!
Üzerimize oynanan tüm tuzaklarını sen boz, onların tuzaklarında onları boğ, gırtlaklarından mü’min kanı geçirmeye alışmış vampirleri,sen yerin dibine geçir, onların mallarını yok et!
İçimizdeki beyinsizler yüzünden bizi helak etme, bizi katından bir güçle destekle, bize indireceğin her türlü hayra muhtacız.
Biliyorum Sen bizi terk etmez ve darılmazsın ki!
Hatice Dilek Öztürk
Yaşam Koçu-Gıda Mühendisi-Yazar
e-mail:hdilek.huzur@gmail.com
www.huzuryasamkocu.com
- Published in Makalelerim
Kendinizi sevin!
Hem öyle sevin ki!
Ne sizi doğuran anneniz,
Ne neslinizin atası babanız,
Ne doğurduğunuz evladınız,
Ne eşiniz,
Ne kardeşiniz,
Ne dostunuz,
Ne arkadaşınız,
Ne soyunuz sopunuz,
Kimse sizinle O’nun arasına girmesin!
Herkese olması gerektiği kadar değer verin. Allah’ın, “Hürmetler karşılıklıdır” dediğini; “Size düşman olana dostluk yapın, bir de bakmışsınız ki dostunuz oluvermiş” diyerek barışa davet ettiğini, “Eşleriniz ve çocuklarınız imtihan sebebidir, sabredenleri müjdele” dediğini (yani ailenin imtihan olduğunu) bilin. Eğer Allah’a ve Rasûlü’ne düşmansa, en yakınımız da olsa sevmememiz gerektiğini bilin. Peygamber’in, “En çok kime hürmet edeyim?” diye sorana, “Annene, annene, annene sonra babana” dediğini hatırlayın. Ama en önemlisi kendi elinizle kendinizi tehlikeye atmayın. Şirk en büyük zulüm, unutmayın! Ellerimizle işlediklerimiz yüzünden gelecek, başımıza gelenler. Kendinize bakım yapın. Kırılan, dökülen, yıpranan neyiniz varsa onarın. Ve ayağa kalkın. Gözünüzün içine aynada bakın. Sonra kendinize “O senden razı mı?” diye sorun. Cevap hayırsa, artık hiç değilse siz, kimse bilmiyorsa, bilmediyse, siz kendi kıymetinizi bilin. Ölüler şehrinde dirilin, Kur’ân’ın hakkını vererek okuyun. Canı canana emanet edin!
Hatice Dilek Öztürk
Yaşam Koçu-Gıda Mühendisi-Yazar
e-mail:hdilek.huzur@gmail.com
www.huzuryasamkocu.com
- Published in Makalelerim
Bu Yürekçe!
BU YÜREKÇE
Güven verilir ve hissettirilir, telkinle güvendirmek mümkün değildir!
Bekletmek yüreğe ağır geleceğinden, insaf ehlinin işi değildir!
Dinlemek erdemin, susturmak nezaketsizin işidir!
İnanmak kalbi, ispatı kavli değil sadece, bedeni de bir duruş sergileyebilmektir!
Sevgi Rahmani bir ayettir gökten iner lakin, samimiyet toprağında ancak sürgün verir!
Kimin gerçekte ne istediği elbet sözünden değil, özündekine rağbetinden bellidir!
Hatice Dilek Cengiz
26.04.2017
- Published in Makalelerim
Kardeşçe Bir Tavsiye!
Taktir etmeyi bilenler, takdir edilenlerdir!
Velev ki hiç takdir görmeyen biri iseniz İbrahimi bir misyon yüklenme vaktiniz gelmiş demektir.
Haydi gördüğünüz ya da duyduğunuz her hayırlı işi taktir etmeye başlayın!
Gülümsemek sadaka ise gülümsetmek değil midir sizce?
Hatice Dilek Öztürk
Yaşam Koçu-Gıda Mühendisi-Yazar
e-mail:hdilek.huzur@gmail.com
www.huzuryasamkocu.com
- Published in Makalelerim
Sorunumuz Benlik Krizi!
‘Ben’ kelimesi size ne ifade ediyor?
‘Gerçek ben!’ ne istiyor?
Beninizin ne istediğini gerçekten biliyor musunuz?
‘Beninizi’ en son ne zaman dinlediniz?
Beninizi bu güne dek siz ne kadar ‘ezdiniz, üzdünüz’?
Buna zulüm denmez de ne denir?
Ya da haketmediği anlarda bile onu neden bu kadar pohpohladınız?
Sahi size bu ‘ben’ i kim verdi?
Vereni unutmanın verileni nasıl değersizleştirdiğini görmeyecek kadar kör, sağır ve kalpsiz değilseniz;
Sizleri ‘ben’likleriniz için kıyama davet ediyorum…
Yoksa siz, ben, biz, hepimiz, çer çöp olup yok olmayacağımıza ve tek başımıza ben adına yaptıklarımızın hesabını vermeye göçmekte olduğumuza göre,
Beni ve sizi ‘benliklerimize’ sahip çıkmaya davet ediyorum!
Ben de varım diyenlere
Tüm benliğimle selam ediyorum!
Ya Rahman ‘benlerimizi’ yalnız sana Kul eyle!
Amin.
Hatice Dilek Cengiz
- Published in Anasayfa, Dualarım, Makalelerim

