Anlamın Anlamını Bilenlere
ANLAMIN ANLAMINI BİLENLERE
Söyleyenle susanın
Hissedenle fark etmeyenin
Gülümseyebilenle surat asanın
Ağlayanla ağlak yapanın
Görenle sadece bakanın
Bilenle bilmişlik taslayanın
Verenle cek cakla kandıranın
Kalanla gitmeye ayarlı gelenin
Düşünenle düşünmeye bile gerek duymayanın
Cesurla mış gibi yapanın
Var olmaktansa yok olmaya can atanın
Farkını farkedip ;
Anlamı anlamsızlık mezarına gömmeyenlere,
Allah ve Rasulü ne söylediyse doğrudur,
Yolum İslam, Rehberim yalnız ve yalnız Kuran diyerek,
Dünü, bu günü ve yarını dosdoğru değerlendirebilip,
Namı, şanı ve parasıyla değil
Sadece amel defteri ile göçeceğini bilenlere,
Ötelerde ayrılmamak
için, burada yürek yüreğe bağlanmanın kıymetini bilenlere,
Orada Peygamber Sancağı altında toplanabileceklerden olanlara
SELAM OLSUN
08.11.2019
Hatice Dilek Cengiz
- Published in Makalelerim
Bir Soru Bir Cevap
Bir Soru Bir Cevap
Soru: Allah savaşı neden farz kılmıştır?
Cevap:
1- İman edeni günahlarından arındırmak için.
2- Sabredebilenleri ortaya çıkarmak için.
3- Allah’a şahit olanları tespit etmek için.
4- Cihad edenleri ortaya çıkarmak için.
5-Gerçek müminleri ortaya çıkarmak için.
6-Kafirleri yok etmek için.
Özel Not: Mümin için savaş rahmet, arınma, şehid olma veya gazi olma şerefine erme sebebi iken, kafir için korku, zillet ve yok oluştur.
Delil: Ali İmran Suresi 140,141,142
Hatice Dilek Cengiz
- Published in Makalelerim
Farkımızı Fark Ettirmenin Zamanı
FARKIMIZI FARK ETTİRMENİN ZAMANI!
Gelin hep birlikte farkın ne olduğu üzerine düşünelim.
Fark dediğimiz şey ayrıntılar değil mi?
Peki ya ayrıntılar ne öyle ise?
Ayrıntıları belirleyen, belirleten, belirlenmesin de rehberlik eden ne?
Siz yorulmayın ben söyleyeyim.
Farkımız inancımız olmalı kardeşler.
Ayrıntılar mı?
Tüm davranışlarımız!
Tarzımız, tavrımız, duruşumuz, bakışımız, gülüşümüz, sevişimiz, seçişimiz.
Okuyuşumuz, öğrenişimiz, anlatışımız, anlayışımız, anlamlandırışımız.
Algımız, fikrimiz, zikrimiz, hedefimiz, niyetimiz, ilkelerimiz.
Bu liste uzar gider değil mi?
Peki biz bu liste de sıralanan veya sıralanmasına bile gerek olmayan kaç konu da,
Farkımızı ortaya koyduk, koyabildik, koymak için direndik,bu güne dek.
Sahi sabrın aslında ‘hakta direnmek’ olduğunu bildik mi?
Yoksa vur başına al lokmasını ağzından tarzında dalaverelere kandık,
Ve kendimizle birlikte,
Bize inanan çok kişiyi de yaktık mı?
Hiç düşünmeden,aldırmadan, korkmadan.
En son ne zaman,
Size sunulan kötü bir teklife, hayır dediniz?
En son ne zaman,
Bilinçli bir tercihte bulunup, işte olması gereken bu dediniz?
En son ne zaman,
Birinci derece de sorumluluğunuz olan konuları,birilerine devretmeden yük aldınız?
En son ne zaman,
İnsanlıktan nasibi olmayanlarla olan ilişkiniz de, siz haktan yana tavır alıp kazandınız?
En son ne zaman,
En yakınlarınızı, mutluluktan uçurdunuz?
En son ne zaman,
Arkanızda kimsecikler olmasa da, pes etmediniz?
En son ne zaman,
Hile veya rüşvet teklif edildiği halde, reddettiniz?
En son ne zaman,
Herkes susarken, siz hakkı olması gerektiğince, tebliğ ettiniz?
En son ne zaman,
Rabbinize tüm kalbinizi samimiyetle açıp, tüm geçmişinize tevbe ettiniz?
En son ne zaman,
Bir mazlumun mağduriyetini gidermenin zevkini, iliklerinize kadar hissettiniz?
En son ne zaman,
Güvenin, vefanın, şefkatin kuruyup çatlamış toprağına, su verdiniz?
En son ne zaman,
Önce ben demeyip onu, sevdiklerinizi öncelediğinizi, uykusuz kalarak belgelediniz?
En son ne zaman,
Bildiğiniz konuda konuşmaktan korkmayıp, hüccet gösterdiniz?
En son ne zaman,
İslam’ın izzeti adına, en doğrusuna, ve en güzeline, ‘Rabbim beni muvaffak kıl!’ dediniz?
En son ne zaman,
Üzerinizdeki nimetlerin hesabını düşünüp, titrediniz?
En son ne zaman,
Ağlarken gülebilip ‘buyur kardeş derdin ne?’ diyebildiniz?
En son ne zaman,
Allah’tan başka güç olmadığını tüm benliğinizde hissedip, iman tazelediniz?
En son ne zaman,
Kendinize ‘artık çocuk olmadığını anla ve büyü’, dediniz?
En son ne zaman,
Hayatı veren adına yaşamanız gerektiği bilinciyle, gereksiz yüklerinizi, indirdiniz?
En son ne zaman,
Kapasitenizi tam kullanma kararı alıp, mazeretleri defterinizden sildiniz?
En son ne zaman,
Yüzünüze bakıp, karalıklarına makyaj yapmak yerine temizlemeyi, tercih ettiniz?
En son ne zaman,
Sizi gerçekten seven ve değer verenlere gereken değeri verdiğinizi, gösterdiniz?
En son ne zaman,
Canlı cansız her şeyin size şahit olduğu farkındalığını kuşanıp, ürperdiniz?
En son ne zaman,
Ümidi, emeği, yemeği olmayan bir yoksuna, Rabbin size olan ihsanını, ikram ettiniz?
En son ne zaman,
En zor anınızda bile şikayet etmeyerek,O’ndan razı olarak, O’nu razı etmeyi, seçtiniz.
En son ne zaman,
Bir kır çiçeğine dokundunuz ve kokladınız?
En son ne zaman,
Bir karıncaya yol verip, selamlaştınız?
En son ne zaman,
Bir ölüye temas edip, vedalaştınız?
En son ne zaman bir hastayı ziyaret edip, acısını unutturdunuz?
En son ne zaman,
Nerde yanlış yaptım diyerek başınıza gelenlerdeki hikmeti aradınız?
En son ne zaman,
Alıcı gözle kendinize bakıp, ‘ben bu benden razı mıyım?’ sorusunu sordunuz?
En son ne zaman,
Çelik çomak değil, hayat memat meselesi olan konuları masaya yatırdınız?
Peki sonuçta ne oldu?
Farklı bir hayata ‘merhaba!’ diyebildiniz mi?
Eğer diyebildiyseniz,’ size selam olsun!’
Değilse, bilin ki yok kimseden farkınız!
Hatice Dilek Cengiz
‘Sarp Yokuş II’ adlı kitabından alıntıdır
- Published in Makalelerim
Yeğlerim
Yeğlerim!
Bilip te yapmamaktansa,
Bildiklerimi az da olsa, düzenli yapmayı yeğlerim!
Verip te başa kakmaktansa,
Veremeyip te gözyaşları ile, duadaşı olmayı yeğlerim!
Sevip te bir gün ihanet etmekten ve ağlatmaktansa,
Seveceğini Allah için sevsin de, mutlu olsun demeyi yeğlerim!
Görüp te görmemiş gibi yapıp yan çizmektense,
Gördüğüne müdahil olabiliyorsam düzeltmeyi, değilse seyretmemeyi yeğlerim!
İşitip te sağır kalmaktansa,
İşittiğimle hakka çağırmayı, ya da hakka teslim olmayı yeğlerim!
Gülüp te yürek yakmaktansa,
Ciddiyetle, edepli kalmayı yeğlerim!
Alıp ta israf etmektense,
Aldıklarımın ihtiyaçtan fazlasını, infak etmeyi yeğlerim!
Bir çocuğu çocuk olduğu için kandırmaktansa,
Ondan bir çocuk kadar saf olmayı, öğrenmeyi yeğlerim!
Bir yaşlıya acze düştüğü için hor bakmaktansa,
Bir gün yaşlanırsamı hatırlayıp, titremeyi yeğlerim!
Bir zalime ortak olup kazanmaktansa,
Bir mazlumla, bir ömür kaybetmiş gibi olmayı yeğlerim!
Bir ilmi bilmezken bilirmiş gibi yapmaktansa,
Bir öğrenciyle aynı sıralarda olup, kendimi yetiştirmeyi yeğlerim!
Bir anı zehir eden olmaktansa,
Orada hiç olmamayı, hiç tanışmamayı, hiç tanınmamış olmayı yeğlerim!
Bir garibe kötü davranmaktansa,
Bir ömür garipsense de yaptıklarım, Ahiretimi kazanmayı yeğlerim!
Varken yokmuş gibi davranmaktansa,
Olmadığım, olamadığım zamanlara bile, rahmet olacak bir şeyler bırakmayı yeğlerim!
Öfkemi haksız can yakmakta kullanmaktansa,
Canımın dizginlerini tutup, bir ömür sabır ehli olmayı yeğlerim!
Çok konuşup boş konuşmaktansa,
Susmakla, çok şey anlatabilir olmayı yeğlerim!’
Güven sarsıp, yürek dağlamaktansa,
Çapımı iyi ölçer biçer, öyle söylemeyi yeğlerim!
Azmak veya azdırmaktansa.
Uzak kalmayı, yanıltmamış olmayı, sorulunca söylemeyi yeğlerim!
Kaş kaldırıp, ağız eğip, dudak bükmektense,
Mütevazice ve sessizce hiç bilinmeden, göçüp gitmeyi yeğlerim.
Cennet satıp, Cehennem satın alan halde olmaktansa,
Dünya ve içinde ki her şeyden geçip,dilemem hayırlıysa ölmeyi diler olmayı yeğlerim!
Hatice Dilek Cengiz
‘Sarp Yokuş II’ adlı kitabından alıntıdır.
- Published in Makalelerim
Doğru Olmak Yeter Mi?
Bir Soru Bir Cevap
Soru: Doğru olmak yeter mi?
Cevap: Yetmez!
Emrolunduğumuz gibi dosdoğru olmamız gerekir. Doğrularımızı Rabbimizin belirlemiş olması gerekir ki O’nun katında doğrulardan sayılalım.
Delil: Hud Suresi 112.ayet
Hatice Dilek Cengiz
- Published in Makalelerim
İnanıyorum Demek Yeterli Midir?
Bir Soru Bir Cevap
Soru: İnanıyorum demek yeterli midir?
Cevap: İnandığını söylemek ilan etmektir. Oysa iman, ilan değil ispat ister.
Delil: Ankebut Suresi 2
Hatice Dilek Cengiz
Yaşam Koçu – Gıda Müh. – Yazar
- Published in Makalelerim
Allah’ın Düşmanları Kimlerdir?
Bir Soru Bir Cevap
Soru: Allah’ın düşmanları kimlerdir?
Cevap: Kulakları, gözleri ve derileri kendi aleyhlerine şahit olacaklar.
Delil: Fussilet Suresi 19…24
Rabbim bizi, anne babamızı, soyumuzu, seni sevdiğini umduğumuz için sevdiklerimizi, ve Ümmeti Muhammedi haramın her türünden koru. Bizi şahitler ve şehitlerle haşreyle. Amin
Hatice Dilek Cengiz
- Published in Makalelerim
Cahillere Uymayıp İki Kez Ödülü Hak Edecek Olan Kimlerdir?
Bir Soru Bir Cevap
Soru: Cahillere uymayıp iki kez ödülü hak edecek olanlar kimlerdir?
Cevap:
– Kötülüğe iyilikle karşılık verenler.
– Rızıklarını Allah yolunda harcayanlar.
-Boş sözlere karşılık vermeyenler.
Delil: Kasas Suresi 54.55.ayetler
Yaşam Koçu
Hatice Dilek Cengiz
- Published in Makalelerim
Peygamberimizin Kardeşi ve Arkadaşları Kimlerdir?
Bir Soru Bir Cevap
Soru: Peygamberimizin kardeşi ve arkadaşları kimlerdir?
Cevap: Kardeşleri inşaalah BİZLER ve arkadaşları ASRI SAADET ASHABI kardeşlerim.
Ne mutlu Hz. MUHAMMED’in kardeşi olabilenlere.
Selam olsun ilahım yalnız ve yalnız ALLAH’tır deme şerefini bir ömür koruma gayretinde olanlara.
Yaşam Koçu-Gıda Müh-Yazar
Hatice Dilek Cengiz
- Published in Makalelerim
Her İki dünyada Başarılı Sayılmak İçin Neler Yapmalıyız?
Bir Soru Bir Cevap
Soru: Her iki dünya da başarılı sayılmak için neler yapmalıyız?
Cevap:
1-iman etmek
2-Sabretmek
3- Azmetmek
4- Hazırlık yapmak
5-Uyanık olmak( Bilinçli yaşamak)
Delil: A’li İmran Suresi 200.Ayet
Hatice Dilek Cengiz
- Published in Makalelerim










