Kimlerin Vatanı Cennet Olacak?

Bir Soru Bir Cevap
Soru: Kimlerin vatanı Cennet olacak?
Cevap: Rabbim Allah’tır deyip sonra dosdoğru yaşayanların.
Delil: Ahkaf Suresi 13 ve14. Ayetler
‘Rabbim Allah’tır deyip dosdoğru yaşayanlara korku yoktur. Onlar üzülmezlerde. İşte onlar Cennetliklerdir. Orada ebedi kalacaklar.’
Hayatını, nefsinin veya birilerinin öğrettikleri ile değil, Kuran’ın hükümleri ile dizayn edip, korku ve üzüntülerin son bulacağı Cennete aday olmaya gayret ederek geçirmek için, gerekirse herkesten ve herşeyden vazgeçmeye hazır olanlara selâm olsun.
Hatice Dilek Cengiz
22.05.2021
10 Şevval 1442

Bir Soru Bir Cevap
Soru: Allah kimlerin yaptıkları her eylemi boşa çıkaracaktır?
Cevap: Allah’ı gazaplandıracak şeylerin ardından giden ve O’nun razı edecek şeylerden hoșlanmayanların. Bu kişilerin daha ölüm anında azabı başlayacak, yüzlerine ve sırtlarına vura vura canları alınacak.
Delil: Muhammed 28.ayet
Evet bu gün bayramın son günü ve ben acı bir sonu hatırlatmak istedim, size ve nefsime kardeşlerim.Neden mi? Rahman bilir, belki de bir sonraki bayramda aramızdan birileri göçüp gitmiş olacak bu dünyadan.Öyle ya, KİMLER gitmedi ki?
Ey Hasib, Muid ve Mübdi olan Rabbim.Beni, neslimi ve sana gönülden teslim olan kardeşlerimi böyle kötü ölümden azad edecek, bilinçli bir hayata başlamaya vesile kıl, bu son bayram gününü. Böylece sana kavusacağımız o gün bayramımız olsun.Amin
Hatice Dilek Cengiz
15.05.2021
3 Şevval 1442

Allah Kimin Ayağını Kaydırmaz?

  1. Bir Soru Bir Cevap
    Soru: Allah kimin ayağını kaydırmaz?
    Cevap: Allah’ın dinine yardım edenin.
    Delil: “Ey iman edenler. Siz Allah’ın dinine yardım ederseniz, O’da size yardım eder. Ayaklarınızı kaydırmaz .” Muhammed 7.ayet
    Ne dersiniz kardeşler, sağlam bir duruşa sahip olmak ister misiniz? Öyle ise gelin, malımızdan, canımızdan, ailemizden çok daha fazla inancımıza ve inancımızın hükümlerine sahip çıkalım ki, dünyanın fitneleri bizi yere seremesin.
    Selâm olsun izzeti ve şerefi Allah’ın dini üzere olmakta sayanlara.
    Hatice Dilek Cengiz
    14.05.2021
    2 Şevval 1442

Arşın Gölgesinde Gölgelenmeyi İsteyenlere Kardeşçe Bir Çağrı

Var mısınız nefsimizi bu gece fecre dek hesaba çekmeye.
Kimi sevdik biz bu güne dek ya da kimleri?
Sahi onları bize sevdiren neydi ki?
Allah mıydı bizi onlara, onları bize bağlayan?
Öyle idiyse niye koptuk ki?
Allah için sevmek, ne garanti bir sevgi bağı hiç düşündük mü?
İman sizde mevcut oldukça sürecek.
Ne Allah ve ne de
O’ nu sevdiğiniz için sizi sevenler, sizi terk etmeyecek, aleyhinize iş çevirmeyecek.
Ne mutlu, kutlu bir muhabbet.
Ne anlamlı ve özel.
Ya nefis için sevdiğinizde ya da sevildiğinizde.
Ne zorlu, acı ve yıpratıcı bir süreç.
Öyle ise ey benim gibi nefis taşıyan insanlıkta eş kardeşlerim.
Gelin sevgimizede artık bir kalite standardı getirelim ne dersiniz?
Ya Allah için sevelim ve sevilmek isteyelim…
Ya da sı yok kardeşlerim!
Sadece böyle bir sevgiyi El Vedud’tan dileyelim.
Selam olsun El Vedud’ u herkesten ve herşeyden çok sevenlere,
Selam olsun El Vedud’un sevgi ayetini yüreğinde capcanlı hissedip hakkını verenlere.
30 Ramazan 1442
Hatice Dilek Cengiz

Kalp Gözü Kör Olmaktan Nasıl Kurtulur?

Bir Soru Bir Cevap
Soru: Kalbinizin gözünün kör olmaktan kurtulması nasıl mümkün olur?
Cevap: Kuran’ı gereği gibi anlayıp yaşamak niyetiyle okumakla.
Delil: “Kuran insanın kalp gözünü açan bir nur, kesin bilgiye inanmak isteyenler için bir rahmettir.” Tâ hâ 20.ayet
Ya Basir bizi hakkı hak, batılı batıl gösterecek kalp temizliği ile nimetlendir, şu içinde bulunduğumuz ay bitmeden. Ve yürekleri taşlaşmamış olanlarla kenetle yüreklerimizi. Amin
Hatice Dilek Cengiz
10.05.2021

Ey İnsanlık!

Ey İnsanlık!

Şirk Rahman’a rakip olmaya çalışmak veya rakipler olduğunu iddia ederek kendini ve başkalarını aldatmaktır!

Ey insanlık yaratmak ve yönetmek Allah’a mahsustur!

Bu günden itibaren yaratıldığınızı ve diriltileceğinizi unutmuşcasına yaşamaktan kurtulun!

Yoksa bilin ki unutanlar unutulacak!
Konuşanlar Rahman’ ın sözünden hoşnut oldukları dışında konuşamayacak!
Yürüyenler orada sürünecek, yalnız Allah’a dünya da iken secde edenler kıyamda kalabilecek ve secdeye davet edildiklerinde secde edebilecek!

Dünya da ki soy, kan, nikah, vatan, düşünce bağlarının tümü kopacak, bir tek birbirini Allah için sevenlerin bağı kalacak!

Ve şirksiz iman edenlerin sayısı sanıldığının aksine hiç bir zaman çok olmadı olmayacak!

Öyle ise Rabbe nasuh bir tevbe ile tevbe edip,
Allah’ın taraftarı olma vakti gelmedi mi?

Ya Rabbi hakkı ile tevbe edenlere ilim, irfan, ihsan, selam, nusret nasip eyle!
Amin!
28.04.2017
Hatice Dilek Cengiz

Şeytan İşi

ŞEYTAN İŞİ

İş deyince aklınıza ne gelir bilmem ama ben şimdi size gerisini sizin tamamlayacağınız bir liste sunayım. Biliyorum memleketli çıkacak hatta ahbap olacaksınız!

– Bir gence odasını dağıtmayı,

– Bir anneye söylenerek yemek hazırlamayı,

– Bir kardeşe dönem ödevi yaptırmayı zor bulmayı,

– Bir taksiciye bozuk param yok deyip müşteri atlatmayı,

– Bir otogarda otobüs işleten firmaya, karaborsa bilet satmak için, arayan yolcuya “Bitti, yerimiz kalmadı” diye geçiştirmeyi,

– Durakta bekleyen onca insanın önündeki su göletinden hızla geçmek için hız pedalına sert ve sonuna kadar bastırmayı… hızla bastırıp hepsini çamurla makyajlamayı,

– Kızdığı müşterinin tabağına tükürüp çorbasına karıştırıp sunan garsona, köşeden hınçla müşteriyi izlemeyi,

– Ayakta bekleyen onca yaşlı bayan, çocuk, hasta, engelliye rağmen kafasını buğudan görünmeyen camdan dışarıya bakarmış, manzara seyredermiş gibi yapan gence suratını asmayı,

– Bir genç kıza okula gitmek için evden çıkarken, çantasına makyaj malzemesi ve sigarasını azık edip servisten inmeden eteğini 5-10 cm kısaltmayı,

– Saçlarını kirpi gibi dikip düğmelerini biraz daha açarak, jilet atılmış yırtık pantolonu ile kendini havalı hissettiren sporlarıyla, delikanlıya yan yan bakmayı,

– Temizlik yapacağım diye komşusunun pervazına pisliğini boca eden, “Çamaşır var mı acaba?” diye bile bakmaya zahmet etmeden balkon yıkayan, “Ne var canım, üst katta oturuyorum diye ondan izin alıp mı iş yapacağım!” dedirten komşuyu,

– Bütün gün iş yerinde muhabbetten, kahkahadan insanları neşeye boğan fakat her ne hikmetse eve zerre kadar bile gülümseme bırakmayan, çıkarken bolca parfüm, dönerken ter kokan, hadi yoruldu, çalıştı diyelim, geçip bir duş almak yerine odanın başköşesine pis kokulu çorapları ile kaykılıp hatta uyuyakalan erkeğe, babaya, eşe.

Sizce bunları kim telkin ediyor?

Evet bildiniz!

Şeytan.

İyi de siz her telkin edene, parayı kaptırıp bir ömür paça çorbası mı içeceksiniz?

Hatice Dilek Cengiz

“Sarp Yokuş” Adlı kitabından alıntıdır

İnsanlığa Davet

İnsanlığa Davet

Yaşamakla, mış gibi yaşamak arasında ki farkın farkındalığına varmak bence KULLUK!

Mış gibi yapmaktan,
Mış gibi yapanlardan,
Mışcasına yapılanlardan,
Sana sığınırım Rabbim!

Adem gibi adamlara ve Havva gibi hanımlara selam olsun!

Ne Mutlu ben müslimlerdenim deyip,
Dosdoğru bir yol tutan,
Yolda kalan,
Yola çağıran,
Yolun Rabb’ine adananlara…

Yoldan çıkan,
Yolu satan,
Yolun Rabb’ine eş koşanlara ise veyl olsun!

Cennete doğmak,
Cehennemden azad olmak,
Samimiyetle İslâm olmaksa derdiniz,
Sizleri samimiyete davet ediyorum!

Önce siz tumturaklı olduğunu sandığınız tüm mazeretlerinizden kurtulun!

Yeter artık kendinizi ve kendiniz dışındakileri kandırmaya çalışmaktan da kurtulun!

İnsanlık adına bir sesleniş bu,
Tabi hala insanlığınız kaldıysa…
İnsanca yaşamaya rağbetiniz varsa!

Yaşam Koçu
Hatice Dilek Cengiz

Kendinizi sevin!

Hem öyle sevin ki!
Ne sizi doğuran anneniz,
Ne neslinizin atası babanız,
Ne doğurduğunuz evladınız,
Ne eşiniz,
Ne kardeşiniz,
Ne dostunuz,
Ne arkadaşınız,
Ne soyunuz sopunuz,
Kimse sizinle O’nun arasına girmesin!

Herkese olması gerektiği kadar değer verin. Allah’ın, “Hürmetler karşılıklıdır” dediğini; “Size düşman olana dostluk yapın, bir de bakmışsınız ki dostunuz oluvermiş” diyerek barışa davet ettiğini, “Eşleriniz ve çocuklarınız imtihan sebebidir, sabredenleri müjdele” dediğini (yani ailenin imtihan olduğunu) bilin. Eğer Allah’a ve Rasûlü’ne düşmansa, en yakınımız da olsa sevmememiz gerektiğini bilin. Peygamber’in, “En çok kime hürmet edeyim?” diye sorana, “Annene, annene, annene sonra babana” dediğini hatırlayın. Ama en önemlisi kendi elinizle kendinizi tehlikeye atmayın. Şirk en büyük zulüm, unutmayın! Ellerimizle işlediklerimiz yüzünden gelecek, başımıza gelenler. Kendinize bakım yapın. Kırılan, dökülen, yıpranan neyiniz varsa onarın. Ve ayağa kalkın. Gözünüzün içine aynada bakın. Sonra kendinize “O senden razı mı?” diye sorun. Cevap hayırsa, artık hiç değilse siz, kimse bilmiyorsa, bilmediyse, siz kendi kıymetinizi bilin. Ölüler şehrinde dirilin, Kur’ân’ın hakkını vererek okuyun. Canı canana emanet edin!

Hatice Dilek Cengiz

Sevmek

SEVMEK

Kimi? Nasıl? Ne kadar? derseniz;

Üzerinde uzun uzun düşünülmeli derim kardeşler!

Önce Yaratanı sevmeli insan.

İnsan olma şerefini kuşanmış olmak istiyorsa.

Yaratanını sevmeyen,

Yaratılmışı ne kadar ve nasıl sever ki?

Hem sevgisine ne kadar inanılır ki?

Sahi sevgi ölçülebilir mi ki derseniz,

Evet, ölçülür ya kardeşler diyeceğim?

Nasıl ve nerede mi?

Kalple elbette!

Hadi öyle ise sevgi terazimizi bir güzel kuralım kalbimizin ortasına,

Sonra da başlayalım tartmaya.

Komik, hata değil mi?

İyi ama kimi, nasıl ve neye göre tartacağız değil mi?

Sevgi bu, soyut bir kavram!

Nasıl ölçülebilir ki?

Öyle ise biraz kafa yoralım bu işe ne dersiniz kardeşler?

Birinin birini sevdiğini,

Hem de çok sevdiğini,

Nasıl anlarsınız kardeşler?

Çok basit aslında!

Hâlinden, tavrından, bakışından, duruşundan, sözünden, sesinden,

İlgisinden, iletişiminden, merhametinden, muhabbetinden,

Saygısından, hürmetinden, özeninden, dikkatinden,

Sabrından, koruyup kollamasından, ihtiyaçlarını önemsemesinden,

İnce fikirli davranmasından, kırmayışından, terk etmeyişinden,

Bekletmeyişinden, kükremeyişinden, incitmemeye gösterdiği özenden

Falan filan kardeşler.

Öyle çok şey söylenebilir ki değil mi?

Gelin size çok şey söylemeden öz şeyler söyleyeyim.

Hayat bu,

Ne yöne akacağı belli değil gibi görünse de,

Emin olun akışı biz belirliyoruz irademizle kardeşler!

İradesini kontrol etmeyi başaranlar,

Çok şey kazanacak ileride.

İlerisini sakın uzak sanmayın.

Emin olun uzak değil.

Ölüm kadar yakın!

Adeta ensemizde.

Öyle ise gelin bir plan yapalım hep birlikte.

Bugünden sonra kendimizi iyi hissettirenleri sevelim öncelikle.

Niye mi?

Sevginin iyileştirici etkisi var da ondan kardeşler.

Bakın bakalım bugüne kadar kim,

Ya da kimler size iyi geldi diye,

Bir teste sokun kendinizi.

Kim size ne kattı?

Kim sizden almadan da verdi?

Kim sizinle hep vardı?

Ya da var olmanız için ne gerekiyorsa yaptı?

Kimin varlığı olmazsa olmazınızdı?

Kimsizken kendinizi yalnız, yaralı, eksik hissettiniz?

Kiminle yeşerdiğinizi,

Yeni umutlara,

Güzelliklere yelken açtığınızı,

Ya da açacağınızı hissettiniz?

Kim size gerçekten yakındı?

Kim tüm ihtiyaçlarını hiç sızlanmadan karşıladı?

Kim sırdaşınız, gönüldaşınız, kalp komşunuz olabildi?

Kim sizi hiçbir zaman veya şartta terk etmedi?

Düşünüp buldunuz mu?

Yoksa daha okurken sıralayıp durdunuz mu isimleri?

Peki, cevabınız Allah olabildi mi?

Kardeşler!

Biraz insaflı olup düşünmeniz,

Düşünmekle kalmayıp inanmanız,

İnandığınızı iddia ediyorsanız ispatlamanız gerekmez mi?

Bu nasıl bir sevgi ki,

Sahi sevmeyen sevilmeyi hak eder mi?

Siz Allah’ı sevdiniz mi ki?

Onun sevgisini hissedebildiniz mi ki?

Ona olan sevginizi ne zaman, nerede, nasıl gösterdiniz ki?

Oysa söz konusu insan ise sevdiğimiz,

Her şey ne kadar da netleşiyor değil mi?

Hani çocuk olsa anlar kimin kimi sevdiğini.

Kimin gerçekten sevdiğini,

Kimin ‘mış gibi’ yaptığını.

Kimin sevmeyi bile beceremeyecek kadar taşlaştığını!

Böyle işte kardeşler.

Aslında her şey ne kadar da şeffaf,

Bizler ne kadar da kolay, sanki çocuk kandırır gibi,

Yaşayıp gittiğimizi sanıyorduk bugüne dek!

İyi ama sormazlar mı, ya da söylemezler mi adama?

Artık çocuk değiliz ki?

Ne ben çocuğum ne de sizler öyle değil mi?

Hadi öyle ise mademki koca koca insan olduk,

Bugünden sonra önce Rabbimizi,

Sonra da birbirimizi sevelim kardeşler.

Bir şartla yalnız,

Birbirimizi severken de O’nun adına ve O’nun adıyla sevelim kardeşler!

Gerisi masal,

Gerisi hikâye kardeşler.

Gerisi inanın başı hoş bir melodi gibi geliyorsa da kulağa,

Sonunun çığlıkla bitmemesi, hani nerede ise imkânsız gibi.

Neden mi?

Çünkü sonuç ekseriyetle trajedi.

Bugüne kadar hangi seven,

Sevdiğini koşulsuz mutlu edebilmiş ki?

Mümkün değil!

Değil mi kardeşler?

Öyle ise sınırsız mutluluğa koşabilecek yarışçılar olmak lazım.

Yarışmak için tutuşanları bulmak lazım.

Aynı anda aynı yöne dönüp, hiç durmaksızın koşmak lazım.

Zaman bu öyle hızlı akıp gidiyor ki?

Sakın ha boş laflara kanmayın!

Dedim ya artık hiçbirimiz çocuk değiliz değil mi?

Selâm olsun birbirini Allah için sevip,

Sevgileriyle ebede göçmek için tüm samimiyetini ortaya koyanlara.

Arşın gölgesinde gölgelenebilecek kadar kaliteli bir sevgiyi,

Yüreklerinde hissedebilenlere ve hissettirebilenlere.

Âmin!

 Hatice Dilek Cengiz